12 Mart 2011 Cuma günü gece 24:00'a kadar başınızdan geçen bir olayı oluşturduğumuz sınıf Web günlüğü (Blog) ortamımızda Analiz-Etkinlik 1 konu başlığı altına yazarak tüm sınıfla paylaşın. Bu olay, araştırma (analiz) yapmadan ya da yaparak verdiğiniz bir karara ilişkin karşı karşıya kaldığınız olumlu ya da olumsuz bir durumu aktarmalıdır.
Aşağıya yorum olarak deneyimlerinizi yazınız.
51 yorum:
Merhaba Arkadaşlar
Başımdan geçen ve araştırma ile doğru bir karar verdiğime inandığım bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ben Atatürk üniversitesinde biyoloji öğretmenliği okuyordum.Araştırmalarım sonucu bölümümün atamasının az olduğunu öğrendim. Bu durum biyoloji okumayı sevimsiz bir hale getirmişti. Derslerimede olumsuz olarak yansımıştı.Yeniden sınava girmeye karar verdim. Bu kararı arkadaşımla paylaştım oda olumlu karşıladı . Biyolojiyi okurken bir yandan da öss ye hazırlandım. Neticede Böte yi kazandım .
Herkese Merhaba !
Anadolu lisesini çok az bir puan farkı ile kaçırdıktan sonra bir karar vermem gerekiyordu. Seçim de diyebiliriz. Meslek lisesine gideceğim dediğimde ailem pek sevinmedi açıkçası hatta hiç hoş karşılamadılar.Bir geleceğinin olmadığını , üniversite okuyamayacağımı , okulu bitirince ne yapacağımı söylediler. Ama bu süreçte beni hiç yalnız bırakmadılar, kararıma saygı duydular.Sonuçta meslek lisesi için yüksek bir puanla girdim o okula. Çok da severek okudum, daha kayıt yaptırmadan bilgisayar okuyacağım dedim , sonraları yazılım oldu tabii , o okuyacağım dediğim bölüm. Geçen seneye kadar her şey çok güzel gidiyordu , son senenin yoğunluğundan olsa gerek (2 gün okula , 3 gün staja , 7 gün de dersaneye gidiyordum) defalarca pişman oldum bu kararımdan. Üniversite benim için çok önemliydi , Nihayetinde üniversitedeyim.
Merhaba Arkadaşlar!!
Ben çalışmaya çok hevesli ve azimli biriyim.Bu yolda kendim için bazı kararlar aldım .En kısa sürede iş aramaya başlamıştım.İlanlara baktım , internetten yardım aldım , çeşitli kurumlara form verdim. Çok geçmeden bana geri dönüt olarak ; küçük bir mağazadan deneyimi , anket deneyimi yaptım ama her seferinde ise olmadığını fark ettim ki bu benim için bir yenilgiydi . Vazgeçemeyeceğimi biliyordum.Ayrıca çalışmak hep hoşuma gitmiştir.Boş durmaktansa zamanı aşılarım mantığı vardır hep.Bu durumum çevreyi incelemem de daha da bir etkin oldu.Ama çok geçmedi yakınlarımda benim gibi çalışmak isteyen ve çalışmasını kendi öz güveni ile tümleştiren bir arkadaşım vardı.Onun işte ki tutumunu izledim , görüşlerini , düşüncelerini , başarısını inceledim hatta beraberde çalıştık .Bir şey fark ettim çalışmak ve başarmak için sadece istek yetmiyormuş ve bunun için kendinden de bir parça vermek , ayrıca zamanı da daha iyi değerlendirmek gerekiyormuş.En azından diyebilirim ki tecrübe sahibi insanlardan yardım alabilirimdim yada çalışmak için olgun olup olmadığımı ölçebilirdim diye düşünüyorum .Bu durum olumsuz yönü zaman harcamam , karşılaşmak istemediğim durumların olması , arkadaşlarımı ihmal etmem , boşa kürek çekiyorum diye kendimi üzmek oldu ama bir taraftan ise her türlü insanlarla konuşmam nasıl diyaloglara girebileceğim , ikna etme gücümü geliştirdim , özgüvenim daha da arttı , isteyince ve zorlayınca her şeyin olabileceği kanısını doğrulamış oldum.Şimdilerde ise ne bildiğimi ve ne istediğimi anlıyorum ve ona göre yolumu çiziyorum..
Ben bu konuya örnek olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesine gelişimi anlatacağım:
Önümde iki seçenek vardı, tercihlerime herhangi bir üniversitenin ya Teknik Eğitim fakültesini yazacaktım ya da Eğitim Fakültesini. İkisi arasındaki farkı araştırmadan kendimce rastgele yerleştirdim tercih formuna. Daha sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesinden mezun olan kuzenimin tavsiyeleriyle Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesini listenin üst kısımlarına yerleştirdim. Yeterli bir bilgim ya da araştırmalarım sonucu bir görüşüm yoktu okul hakkında.
Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesini kazandığımı öğrendikten sonra neden yine Eskişehir’de bulunan Anadolu üniversitesini yazmadığımı düşündüm. Cevabım açıktı hiçbir şekilde araştırmamıştım çünkü.
Sonra araştırmadığım diğer bir konu olan teknik eğitim ile eğitim fakültesi arasındaki farkı da öğrenmiştim tabi kazandığım fakülte belli olduktan sonra . . .
Teknik eğitim fakültesinde mesleki liselerde eğitim verirken ve daha teknik bilgiye sahip olurken eğitim fakültelerinde ilk okul öğrencilerine eğitim verdiğimizi ve teknik bilgiden çok teknolojinin hayatımızdaki ve eğitimdeki yerine yönelik donanıma sahip olacaktık.
Araştırmadan geldiğim için tabi başta kızdım kendime ancak şuan çok memnunum okuduğum fakülteden de, şehirden de, üniversiteden de .
Aslında yaşadığımız sürece , bir işe başlamadan önce kararlar alıyor ve daha sonra uygulamaya geçiyoruz.İstistanalarda olabilir elbet ancak doğamız gereğince bize verilmiş olan düşünme yeteneğini hayatımızın her alanında kullanarak yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı analiz ediyoruz.Her gün yeni bir analiz yapsak da hayatımı günlük yaşadıklarımdan daha çok etkileyen bir olayı paylaşmak istiyorum.
BÖTE’de birinci sınıfı bitirmeye yakın, dersleri ve bu bölümün içeriğini öğrendikten sonra kendi ilgi alanlarımı , bu bölümde neler yapabileceğimi ve ileride hangi koşullarda nasıl bir meslek yapacağımı düşündüm.Bunun sonucunda BÖTE’de kendimi yeterli bulmadığımı düşünerek Sınıf Öğretmenliği bölümünde çift dal yapmayı düşünmeye başladım.Bunu düşünürken neler yapabileceğimi,her iki bölümü de başarılı bir şekilde nasıl tamamlayabileceğimi, beni nelerin beklediğini,derslerin içeriğini,çalışma imkanlarını düşünüp planlayarak ve bu bölümde okuyan bir çok kişiden de görüş alarak bir karar verdim.İkinci kez bir hata yapmamak için bu aşamalardan geçerek bu güne geldim.Henüz her şey bitmiş olmasa da doğru kararlar verdiğimi ve yaptığım analizlerin doğru olduğunu gözlemleme imkanı buldum diyebilirm…
Hayatımda aldığım en önemli kararlardan biri direk geçiş hakkımı kullanarak iki yıllık bir yüksek okula mı yoksa dershaneye giderek dört yıllık bir fakülte için çabalamak mı olduğuna karar vermek oldu. Meslek lisesi mezunu olduğum için sınav beni korkutuyordu. Matematik ve fren konularında eksik olduğum için yapıp yapamayacağım konusunda şüphelerim vardı. Mezun olduğum okulda her yıl dört yıllık bir fakülteye giden kişi sayısı bir elimin parmaklarını bile geçmemekteydi. Diğer yandan ise mezun olup iki yıllık yüksek okula giden arkadaşlarım dahi iş bulamadıklarını görmek beni korkutuyordu. Son sınıfta dershaneye gitmeme rağmen iyi bir puan alamamıştım. O yüzden iyice düşünüp karar vermem gerekiyordu. Ve sonunda dershaneye gitmeye ve gerçekten çalışıp iyi bir üniversite için elimden geleni yapmaya karar verdim.
Ve bu kararımdan da şuan gayet mutluyum. Sadece iyi bir üniversite kazandığım için değil gerçekten çabalayıp emek verdiğimizde istediğimiz şeye ulaşabileceğimi anlamamı sağlamış oldu.
Merhaba arkadaşlar...
Açıkçası geçmişe baktığımda bana ilginç gelen bir şey göremiyorum... O yüzden bugün yaşadığım gayet basit bir olayı paylaşmak isterim sizlerle.
Ankara'da bir yıl kadar kişisel gelişim seminerlerine katıldım. Çünkü her konuda "ben yapamam, oofff çok zor bu iş!" havalarındaydım. Etkisini o anlarda gösteriyordu bu seminerler. Özgüven, başarı, aşamalı düşünme gibi alanlarda gelişmeye çalışıyordum. Ama ne var ki bu seminerler bittikten sonra her şey eskisine dönüyordu ve kafam daha çok karışıyordu. Bundan dolayı kişisel gelişim kitaplarına ve seminerlerine itibar etmemeye başladım. Almayı en son tercih ettiğim kitaplar bunlardı. Ta ki Eğitim Psikolojisi dersinin kitap listesi elime geçene kadar. Kitapların hepsini aldım ve bugün içlerinden bir tanesini okumaya başladım. En başlarda önceki yargılarımı kıramamıştı konular, ama sonra kitap içine çekmeye başladı beni. Okudum okudum ve kişisel kurtuluş savaşıma başlamış bulunmaktayım şu andan itibaren! Birçok konuda umutsuzluğumu silip atmanın yollarını ararken umutsuzluk kavramını silip attım diyebilirim. Tabi bunu da zaman gösterecek ama en azından yapabileceğimin en iyisinin şu anda yaptıklarım olmadığını kabullenmiş oldum...
Merhaba Arkadaşlar
Analiz aslında hayatımızın her aşamasında yaptığımız bir işlemdir. Ancak burada gelecek yaşamımı çok etkileyen bir kararımı örnek olarak anlatmak istiyorum. 1.sınıfta ilkokul öğretmenimizin güzel resim yapması beni çok etkilemişti. Önceden beri resme olan ilgim ilkokul öğretmenim sayesinde oldu. Hala unutmam bir defasında tahtaya çizmiş olduğu bir resim beni çok etkilemişti. O günden sonra hayatım boyunca yapmak istediğim mesleği bulduğuma karar vermiştim. Tek isteğim resim öğretmeni olmak ve insanların beğenip seveceği çok güzel resimler çizmekti. Daha sonra lise hayatımda bilgisayar öğretmeni olma düşüncesi girivermişti aklıma. Ancak hala bir yandan da resim öğretmeni olmak istiyordum. Bu aşamada bir karar vermem gerekiyordu artık. Bende bir karar verdim ve bilgisayar öğretmenliği bölümünü seçtim. Bu kararımdan bazen pişmanlık bazen de sevinç duyuyorum. Bu içimdeki resim öğretmeni olma isteği geçecek mi bilmiyorum, ancak bir karar verdim ve sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğumu gayet iyi biliyorum. Ne de olsa bu benim kararım…
Merhaba Gençlik,
Analiz yaparak verdiğim en önemli karar zannımca Çukurova Üniversitesi Hemşirelik bölümünü bırakıp BÖTE yazmamdı. Tekrar tercih yaparken 1 ay günde 2 saat tercih çalıştım . İstediğim üniversitelerdeki tüm bilgisayar ile ilgili bölümleri karşılaştırarak inceledim ders programlarından hocalarına üniversite imkânlarından bulunduğu şehrin imkânlarına kadar. Bu tercih döneminde iken aynı zaman da hemşirelikten yaz okulu yapıyordum. Tercihlerin sonuna doğru ikileme düştüm 2 senem kaldı acaba hemşireliği bırakmasam mı diye! Yaz okulu yaptığım üniversite ki öğretim görevlilerin öğrencilere davranış şekillerinden ve yersiz bencilliklerinden sonra kesin bırakma kararı aldım ve bıraktım sonrası malum Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE (not: 13. Tercih ). Bıraktığıma hiç pişman değilim ve bölümden gayet memnunum. Memnuniyet beklentiyle doğru orantılı sonuçta.
Merhaba arkadaşlar..
Neden bu bölümdeyim?
Gelin birlikte öğrenelim..
Ortaokulu bitirmenin rahatlığı içinde olduğum sıralar birde lise telaşı çıkmıştı. Sınavlara hazırlanmaktan nefret eden biri olarak tabiki anadolu lisesi ve öğretmen liselerine gitme gibi bi lüksüm yoktu.Bende mecburen rotamı meslek ve düz liselere çevirdim. Ve nasıl oldu bilmiyorum ama meslek lisesinde buldum kendimi. Zorla mı gönderildim ya da gittim "Hayır". Neyse burada isteyerek okuduğum tek şey bilgisayar bölümüydü ama web tasarımı isteyerek okumadım zaten son yıl zar zor geçtim atölye derslerinden. Lise bitti üniversite telaşı girdi bir de araya. Açıkcası buraya gelmek için de büyük bi çaba sarf etmedim. Neden böteye geldim bunu hala bende bilmiyorum. Meslek çıkışlı olduğum için başka bölüme gidememe gibi bir sorun da kalkmıştı o dönem. Birinci neden uğraşmak istemedim şu bölümü mü okusam bu bölümümü yada neler getirir bunlar diye.İkinci neden de ailemin tercihlerimi tamamen bana bırakmasıydı sanırım. Hiç bir şekilde karışmadılar ne isitoyorsan onu oku dediler. Bu da benim kolayıma geldi ve nasıl olsa meslek çıkışlıyım en kolay giderim dediğim bölüme böteye geldim. Şimdi pişman mıyım sanmıyorum bir oldu bittiyle Böte de biter nasılsa....)
Merhaba Arkadaşlar !
Madem herkes üniversiteye girme ile ilgili başından geçenleri yazmış bende benimkilerden birini yazmak istiyorum.
Ben aslında üniversitede okumak istemiyordum. küçüklüğümden beri futbolcu olmak istiyordum. Bunun için karşıma gelen bütün fırsatları değerlendirdim diyebilirim. En sonunda lisede bir futbol takımına seçildim ve oynamaya başladım. Ben takımımdan gayet memnundum, takımdakiler ve teknik direktörümüz de benden memnundu. Lise son sınıfa kadar derslerime fazla önem vermiyor ve sürekli futbol ile meşgul oluyordum. Yine bir gün futbol oynarken benim çok sevdiğim bir abim dizinden ağır bir şekilde sakatlandı ve sakat kaldı. O gün futbola devam mı etsem yoksa vakit çok geç değilken össye mi hazırlansam diye düşündüm. Futbola devam etsem beni ileride nelerin beklediğini, üniversite okusam nelerin beklediğini günlerce düşündüm ve futbolu bırakmaya ve üniversiteye hazırlanmaya karar verdim. Sonuç olarak şimdi üniversitedeyim öğretmen olmak istemiyorum ama en azından üniversite diplomasını elime almak istiyorum.
merhaba arkadaslar,
birkaç ay önce nüfus cüzdanımı kaybetmiştim.Hemen internete baktım ne yapabilirim diye.Nüfus müdürlüğüne gitmeden önce ikamet ettiğim mahalle muhtarlığından nüfus cüzdanı talep belgesi almam gerektiğini öğrendim. Belgemi aldım ve nüfusa gittim. işlemlerim için sıra beklerken önümdeki birkaç insan bunu orda öğrendi ve geri dönmek zorunda kaldı sırada bana cabucak geldi:)) Kısacacı yaptığım kücük bir arastırma işlemlerimi kolayca ve kısa zamanda yapmamı sağladı...
Merhaba arkadaşlar...
Sanırım herkes hayatı boyunca, gideceği üniversiteyi seçerken ikilemde kalmış. Benim bu konuda sorunum olmadı fakat kazandığım üniversiteye gittiğimde kalacak yer sıkıntısı beni geren tek konuydu.Öncelikle çevremde üniversite okumuş insanlara normal devlet yurdunda mı yarı özel devlet yurdunda mı yoksa özel devlet yurdu ya da apartta mı kaldıklarını sordum. Çoğunluk normal devlet yurdu demişti bende bu yurtların özelliklerini araştırmaya başladım.. Çeşitli forum sitelerinde tartışmalar okudum kimisi kesinlikle hayır derken kimisi devlet yurtlarına ılımlı bakıyordu..Aldığım bilgiler doğrultusunda ve maddi olanaklar çerçevesinde normal devlet yurdunu tercih ettim çünkü yurt için başvuruda bulunduğumuz formda yarı özel ve özel yurtlar için yüksek ücretli tabiri kullanılmıştı.Sonradan öğrendim ki yarı özel ve normal yurt arasında pek fiyat farkı yokmuş fakat iş işten geçmişti tabi:) buradada araştırmadaki eksikliğimin azizliğe uğradım..Yarı özel için -sanırım nerden baksan bir yıl oluyor- dilekçe verdim hala ses yok!..Bu durum doğrultusunda tekrar karar vermek zorunda kaldım ve normal devlet yurdunda kalmaya karar verdim ya da böyle karar vermke zorunda kaldım :)
Üniversiteyi kazandığım sene 1 tane x marka laptop aldım. E haliyle internetsiz laptop bir işe yaramaz :) bunun yanında birde internet gerek. Bir akşam bir TV de reklamlarda gördüğüm 3G internet reklamları çok dikkatimi çekti A firması 3G internete abone olursanız 3G modem ve yanında 3 ay internet bedava diye reklam yapıyordu. Bu fırsat çok cazip geldi ve gidip hemen A firmasın 3G internetine abone oldum ve sözleşme imzaldım. İlerleyen zamanlarda internetin o kadar da lazım olmadığını anladığımda 3G internetimi kapatmaya karar verdim. Kapatmaya gittiğimde imzaldığım sözleşmede 3G interneti 2 yıl kullanmak zorunda olduğumu öğrendim, kapatmak istediğimde ise bana uygulanan indirimlerin 2 katını ödemem gerektiğini anladım. Ve 3g internetimi kapatmaktan vazgeçtim. Şu an 2 yılın dolmasını bekliyorum ve her ay bana çok pahalıya mal oluyor :(
Merhaba arkadaşlar,
Ben hayatımda kendimle ilgili en önemli kararı liseye gitmeden önce verdim. Lgs sınavında yerleştirilememiştim ve hangi liseye gideceğime karar verecektim. Ve araştırmalarım sonucunda Bilecik Pazaryeri nde Pazaryeri Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi olduğunu öğrendim. Benim için en uygun lisenin bu lise olduğunu düşündüm çünkü elimde bilgisayar mesleği olacaktı ve okuluma yazıldım. Okulumun yurduna gittiğimde pişman olmuştum. Çünkü küçüktüm ve ailemden ilk defa ayrılıyordum. Arkadaşlarım ile anlaşamıyordum sürekli ailemi arayıp beni okuldan almalarını istiyordum. Ama sonraları oraya alışmaya başlamıştım ve kendi önüme başarı adımları koydum bunları teker teker gerçekleştirdim ve şimdi istediğim okul ve bölümdeyim.
Merhaba Arkadaşlar!
9. sınıfın sonunda alan seçimi konusunda gerekli formu elime aldığımda eşit ağırlık ya da sayısal şıkları arasında bir seçim yapmak zorunda kalmıştım. Bu seçim aşamasında seçeceğim alanın ileriki yaşamımda ne gibi kazanımlar getireceği ve sorumluluklarını düşündüm. Seçeceğim meslek doğrultusunda alan tercihi yapmalıydım. Eşit ağırlık bölümü genellikle hukuk isteyenlerin tercih ettiği bir alandı. Avukatlık mesleğinin karakterime uymadığını düşünerek sayısal alanını tercih etmiştim. Bu olay karşısında ileriye yönelik analiz ve seçim kavramı ile ciddi bir şekilde ilk kez karşılaşmıştım.
Merhaba Arkadaşlar.
Lise döneminden sonra çoğunluğun yaptığı gibi üniversite sınavına girdim fakat herhangi bir yere yerleşemedim. Ve bir karar vermem gerekiyordu. Meslek lisesi çıkışlı olduğum için ya 2 seneliğe geçiş yapacaktım ya da sınava tekrar hazırlanmak için dershaneye gidecektim. Ben ikincisini seçtim. İlk başlarda gerçekten umutluydum fakat sınav yaklaştıkça umudum kırılmaya, olumsuz düşünmeye başladım. Sınavımda beklediğim gibi geçmedi. Bu senenin de benim için kayıp olduğunu düşündüm. Fakat sonuçlar açıklandığında kendi bölümüm için gelen ek puanla beraber bir yere yerleşme imkanım oluyordu. Ve zor geçen bir senenin ardından böte'deyim. Böylece hedeflerim için bir adım daha atmış oldum.
Merhaba Arkadaşlar
Lise hayatı başlangıcında hayatımın geriye kalan kısmını etkileyecek olan kararlardan birini vermenin zamanı gelmişti. Lise öğrenimimde okuyacağım bölüm ve devamı...Yaptığım araştırmalar(analizler) ve çevremde daha önce bu kararı vermiş kişilerin fikirleri doğrultusunda lise öğrenimim bilgisayar ve yazılım üzerine kuruldu.Yazılım işini, yeni bir şeyler ortaya çıkarabilmeyi seviyorum. Bu doğrultuda kendimi daha da geliştirebileceğim bir üniversite ve bölüm kazanmaya gelmişti sıra ve sonunda o da oldu.Bölümüm'den(böte) memnunum ve isteyerek geldim. Araştırmanın faydasını ve olumlu sonuçlar verdiğini anladım...
Merhaba;
Ben fatih bende analiz yaparak bir karara vardığımı düşündüğüm ve başımdan geçen bir olayı anlatayım. Ben ilköğretimi bitirince liseye devam etmadim ve bir yılım böğlelikle boş geçti. Baktım hayat göründüğü gibi tozbembe değil iş bulmak çok zor yada çok ağır işlerde çalıştırıyorlar sonra kendime söz verdim. Okuluma devem etmaliydim ama hangi alanda olmalıydım; araştırdım ve en popiler olan bilsayar bölünü tercih ettim.Sonrasınada lise bitti ve ben burdayım ve iyiki böğle bir karar verişim.
Merhaba Arkadaşlar
Lise ve üniversite benim hayatımdaki dönüm noktalarından ikisiydi.Oks sınavına geçtim ve o zamana göre gayet iyi bir puan almıştım, ancak hangi liseyi yazmaya öncelik vereceğime dair kararsızdım.Öğretmen lisesi mi anadolu lisesi mi? Küçük çapta bir araştırma yaparak, ailemin ve öğretmenlerimin de isteğiyle anadolu lisesine öncelik verdim. Anadolu lisesini kazandım ve son sene gelip çatıncaaa şimdi de ÖSS diye bir sınav vardı karşımda. Doğrusu son seneye kadar tam olarak hangi bölüme gitmek istediğime karar vermemiştim. Küçükken polis, biraz büyüyünce matematik öğretmeni, daha büyüyünce değişip durdu bu kararlar. Lise 2. sınıfta Eskişehire dayımın yanına gelmiştim.O gün "Ben Eskişehir'de okuyacağım demiştim." Son sınıfta böte bölümünü araştırdım , sevdim ve hayallerime yerleştirdim. İşte, şimdi hayal ettiğim şehirde hayal ettiğim konumdayım. Gelecek için kurduğum hayallerin de aynen gerçekleşmesini diliyorum...
merhaba arkadaşlar;
Ben aslında B.Ö.T.E. bölümünü istemiyordum. Hayal kırıklığı oldu sonuçlar açıklandığında. İşin özüne inersek benim arkadaşım yeni bir bölüm varmış hem özel sektörde hemde devlette çalışma imkanı var dedi. Bu bölümde B.Ö.T.E.'ydi. Hiç araştırmadan tercih listemde aralara sıkıştırdım. Gelmesin diye en yüksek yerleri yazmıştım çünkü bölüm hakkında fazla bir bilgim yoktu. Neyseki geldim bölümüme şimdi çok memnunum iyiki fazla araştırmamışım diyorum araştırmamak ilk defa işime yaradı .
Merhaba arkadaşlar;
2006 Yılında Dershanede üniversiteye hazırlanmaktaydım. Büyük bir kararlılıkla konuları anlayarak yetiştirmeye çalışıyordum. Zaman su gibi akıp geçti ve sınav zamanı geldi. Sınava girdim ve sınav çokta kötü geçmemişti.
Aradan 1 ay kadar bir süre geçti ve sınav sonuçları belli oldu. Sınavdan 330 puan almıştım. Bu puan bir yıl öncesini baz aldığımda beni bir çok ilin Böte programına yerleşmeme yeterli gözüküyordu. O anda çok mutlu olmuştum. Bunu ailemle paylaştım. Onlar da benim mutluluğuma ortak oldular. Bir yıl önceki programlara baktığımda 323 puana kadar yerleşilmişti. Ben tam olarak 7 puan daha yukarıda bulunuyordum. Yerleşmemek gibi bi düşünce aklıma hiç getiremiyordum.
Aradan bir iki hafta geçti. Artık gitme planları yapıyordum. Kafamdaki tek soru acaba hangi şehir olacaktı? Ama sonuçlar pekte istediğim gibi olmadı. Hatta hiçte istediğim gibi olmadı. O yıl ben 330la yerleşmeyi planlarken büyük bir şokla karşılaştım. En küçük programa 342 puanla yerleşildi. Bu benim aldığım puanın tam olarak 12 puan üstüydü.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ben ve ailem çok üzüldük. Bu sonuç hiç beklemediğimiz bir sonuçtu. Yerleştirilememek aklımın ucundan bile geçmezdi. Peki neden böyle olmuştu? Bunu en başından öğrenip boş hayallere kapılmama şansım var mıydı?
O yıl bu konu hakkında çok fazla araştırma yapmamıştım. Dershane rehberlik hocamı o dönemlerde boş görmekte neredeyse imkansızdı. Herkes randevu almıştı. Bende alabilirdim ama alma gereği duymadım. Ama en önemlisi kendim analiz edebilirdim. Araştırma yapabilirdim. Eğer araştırma yapsaydım, önceden olası ihtimalleri analiz etseydim Türkiye geneli sıralamaların ne anlama geldiğini idrak edebilirdim. O sıralamaların ne anlama geldiğini bilseydim o yıl herhangi bir üniversite programına yerleşemeyebileceğimi önceden fark etmiş olabilirdim. Ne ben, ne de ailem sonucunda hayal kırıklığı yaşayacağımız bu duruma düşmezdik.
Aradan 1 yıl geçti ve yeniden öss sınavına girmiştim. Bu sefer aldığım puan 342 puandı. Ama bir yıl öncesinden o kadar acı bir ders çıkartmıştım ki. yerleştirmeler süresince araştırmalar, analizler yaptım. tam 4 ayrı rehberlikçi ile görüştüm, fikirlerini aldım. Sıralamanın ne anlama geldiğini çok iyi araştırdım ve ben 1 yıl öncesinin bana vermiş olduğu dersi fazlasıyla anlamıştım. Yerleştirme sonuçları açıklandı ve ben kazanmıştım. 1 yıl önce yaşadığım sahte mutluluğun gerçeğini, şimdi doyasıya çıkartıyordum.
merhaba arkadaşlar,
Geçen dönem eğimde materyal tasarımı dersinde herhangi bir ders için materyal hazırlamamız gerekiyordu. Bunun için başlangıçta aklıma gelen bir fikrim olmadı. Kaçıncı sınıfta hangi ünite ve konu altında ne anlatmam gerektiğini, hangi kurama göre yöntem ve teknikleri kullanacağımı seçmem gerekiyordu. Bu yüzden İlköğretim okuluna gidip öğretmenlere danıştım. Öğretmen kılavuz kitaplarından örneklere baktım. Konumu belirledim, kuram ve teknikleri oluşturdum. Konunun neresinde ne anlatacağımı hangi materyali kullanacağımı belirledim. Zaten örnek bir plan hazırlamıştık. Materyalimi zihnimde canlandırdım. Nasıl olabilir diye fikir yüruttüm ve uygulamaya koydum. Bunun için bazı programları öğrenmem gerekti. Üzerinde çalıştım, materyallerimi hazırladım ve ders planımı yaptım.
Merhabalar,
Karar vermeyi zorlaştıran en önemli faktörlerden biri daha kararı vermeden sonucunu düşünmeye başlamak.
Kararlarınızı alırken duygularınızı küçümsemeyin. Önemli olan duygularınıza güvenerek karar almanız değil, karar alırken hangi duygulardan yararlandığınızdır. Örneğin, öfke altında aldığınız kararlar daha bencil, daha aceleci ve daha risklidir. Üzüntü ise doğru karar alınmasını sağlayan tek duygudur.
Ve ben de öfke halinde büyük bir yanlış karar verdiğimi düşünmekteyim. Anadolu liselerinde hazırlık sınıflarının olduğu zamanda lise 2. sınıftayım, yani lise 3 son sınıf olacaktı benim için. Üç yıldır anadolu öğretmen lisesinin kendi yurdunda kalıyordum ve bir karar vermek zorunda hissediyordum. Yurttan çıkmalı öss ye evde mi hazırlanmalıydım yoksa yine yurtta mı kalmalıydım. Bu süreçte şunları düşünmek zorundaysım.
Okulum şehrin çıkısına yüz metre kaldığı uzak bir noktada bulunuyordu. Okula varmam bir buçuk saatimi alacaktı, sabah çok erken saatte kalkacaktım ve her gün yorgunluk hissedecektim.
Sabah sekizden dörde kadar okul ve sonrasında beşten akşam sekize kadar devam eden dershane kısmı vardı. Bunlar başta gözümü korkutmuyordu. Çünkü ailem hersene yurttan çıkmama onay veriyorlar fakat ikinci sınıftan son seneye kadar erteleniyordu. Yurtta akşamları üç saat etüt zorunluydu ve başımızda okulumuzun hocaları nöbet tutmaktaydılar. Yani toplu halde çalışmak sıkıcı olmuyordu ve istemesekte çok faydasını görüyorduk; ama ben son sene sırf annemin yemeklerini özledim diye yurttan çıkmaya karar verdim. Tabi ki öfkeyle kalkan zararla oturur, insan bir şeyin değerini elindeki alınınca anlarmış.
Verdiğim karar çok mantıksızdı, analiz diye bir şey başında değil sonunda başlamıştı ve yanlış yaptığımı anlamak geç olmadı. Okulumuzdan mezun olan öğrencilerin içinden isteği dışında bir yere yerleşenlerin sayısı oldukça azdı ve bende onların arasındaydım aslında.
Merhaba Arkadaşlar;
Benim bu bölüme gelmem orta okulun sonunda kesinleşti. Bizim zamanımızda LGS sınavı olduğu için tercihlerimi önceden yapmıştım. Sonuçlar açıklandığında tercihlerimden hiçbirini kazanamadım. Sonra meslek lisesinde yeni bir bölümün açıldığını duydum. Bu bölüm 5 yıllıktı ve bitirince bilgisayar öğretmeni ya da mühendisi olabiliyorduk. Ama ben sadece mühendislik istiyordum. Bu yüzden kaydımı yaptırdım. Lise 2'ye geldiğimde sadece mat1'i yaptığımızı bu yüzden de mühendis olamayacağımızı öğrendim. Çok üzülmüştüm ve başka çarem yoktu. Bu yüzden bölümü devam ettirdim. Ve buraya geldim. İlk başta verdiğim karardan dolayı çok pişmanım. Ve hala öğretmen olmak istemiyorum.
merhaba arkadaşlar
Öncelikle anı değil de tercih yapmak zorunda kaldığım ve hala bu durumdan sıyrılamamış olduğum bir konudan bahsetmek istiyorum. Birinci sınıfı bitirene kadar hep bötenin kapanacağını söylediler moralimin içine ettiler. Ortalamam çift anadal yapmaya yetiyordu ve acaba çift yapıp başka bölümden atanma şansımı artırsam mı diye düşünürken bir baktım çift yapıyorum; ama ikisi bir arada olmuyor tabi ki. Tamam derslerden geçiyorum ama sadece geçiyorum. Son öğretim tasarimi dersinde bahsettiğimiz gibi devir bir konuda uzmanlık devri mesela bende iyi bir tasarımcıyım demek istiyorum. Üniversiteyi bitirince gerçekten tasarımdan anlayan biri, güzeli müthiş anlatan bir tasarımcı dedirtmek istiyorum. Ama maalesef bunun için dil, zaman, iyi bir eğitim, istek ve hepsinin ana kaynağı gibi görünen money lazım. Bu yüzden kimse ne için kim için okuduğunu, yaşadığını düşünmüyor para kazanayım sonra bu soruları sorarım kendime diyor(kısmen bende öyleyim). Ama çocukları da kısmen seviyorum; çünkü onların daha ön yargıları oluşmamıştır iyiyi, doğruyu güzeli aşılayabilirseniz çabucak kavrarlar ve heyecanla uygulamaya çalışırlar, ama diğer insanlarda bu yoktur hep önyargılar… Sonuç olarak tag kapanışımı yapmadan önce söylemek isterim ki analizsiz yaşam susuz hayat, beyinsiz insan, insansız beyin ve güzellikten yoksun bir dünya gibidir.
öncelikle herkese merhaba
hepimiz yaşadık biliyoruz .. üniversiteyi kazanıp başka bir şehre gittiysek kalacak yer ayarlamak o kadar kolay olmuyor. neyse bende yurt için başvuru yaptım araştırmadığım için 2 tip yurt olduğunu haliyle bilmiyordum.. karambole dumlupınar yurdu geldi.. bir süre bu yurtta kaldım ama sonuç felaket. başıma gelmeyen kalmadı. ee araştırmazsan böyle olur dedim kendi kendime.. zararın neresinden dönülürse kardır mantığı ile araştırmaya başladım eskişehir yurduna geçmenin yollarını.. uzun araştırmalar sonucu artık eskişehir yurdundayım..
Merhaba arkadaşlar…
Ben yıllar önceki bir kararımı anlatmak istiyorum. Lgs ye girdikten sonra tercihlerimi yaptım. Biz ilçede oturuyorduk. Ve orada düz lise vardı. Bu sebepten dolayı kazandığım lisede yatılı olarak okumak zorunda kalacaktım. Bana bu çok zor geliyordu. Neyse tercih sonuçları açıklandı. Ve merkezde bir Anadolu lisesini kazanmıştım. Şimdi ne yapmalıydım. Daha yaşım küçüktü ve ailemden hiç ayrılmamıştım. Bu benim için büyük bir dönüm noktası ve zor bir karardı. Çok düşündüm. Ailemle kalırsam iyi bir geleceğim olamayabilirdi. Çünkü o lisede iyi bir yer kazanan yok denecek kadar azdı. Bende ailemin ve öğretmenlerimin ısrarı sonucu kazandığım okula gittim. İlk zamanlar her açıdan çok zor olmuştu. Ama zaman geçip okuluma ve arkadaşlarıma alıştığımda doğru bir karar verdiğimi anladım.
Merhabalar.
Arkadaşlar bende liseye girerken yasadığım olayı anlatmak istiyorum. Ben lgs ye hiç çalışmamıştım. Sınavdan sonra buna çok pişman oldum. Araştırmalarım sonucu meslek lisesine gittim. Bilgisayar bölümünü seçtim. O yıllarda çok karamsardım. Hiç geleceğim varmış gibi değildi. Öylesine okula gidip geliyordum. Fakat öğretmenlerimle konuştuğumda aslında durumun o kadar kötü olmadığını çalışırsam burada da bir şeyler yapabileceğimi öğrendim. Ve ben o günden sonra azmedip çalıştım. Amacım iyi bir bilgisayar öğretmeni olmaktı ve bunun için elimden gelen her şeyi yapacaktım. Öylede oldu. Liseyi okul birincisi olarak bitirdim. Ve istediğim bölümde okuyorum.
Merhaba arkadaşlar,
Elbette ki geçen her günümüzde bir çok konuda analiz yaparak ya da yapmayarak kararlar vermek zorunda kalıyoruz.Bu karmaşık süreç beynimi tırmalayan olumsuz sonuçlar beni hep tedirgin etmiştir. Bunlardan biri de liseyi bitirmemle başladı. Aslına bakmak gerekirse lise son sınıfı çok da iyi değerlendirdiğim söylenemez. Dersaneye gitmeme rağmen üniversiteye iyi bir şekilde hazırlanmadığım için o yıl öss de planladığım puanı alamamıştım. Fakat sonuçlar açıklandığında daha büyük bir hayal kırıklığı yaşadım puanım o kadar da kötü değildi. Ya ailemin ısrarlarına yenik düşüp hemşirelik bölümünü tercih edecektim ya da bir yıl daha dersaneye katlanıp mutlu olabileceğim bir bölümde okuyabilecektim. Her zaman olduğu gibi sonuçları ne olursa olsun kendi kararlarımı vermiş olmanın mutluluğuyla bir yılımı gözden çıkararak üniversiteye hazırlandım ve şu an yine kendi kararımla geldiğim böte bölümündeyim pişman mıyın? HAYIR!
Merhaba
Her olayda analiz yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Tabiki yeterli zaman ve bilgimiz varsa analiz yapmaya. İşte bende bunu ilk bilgisayarımı alırken yaşadım o zamanlar bilgisayar bölümünde öğrenim görmeme rağmen bilgisayar hakkında tam bir bilgim yoktu. Tanıdığımızın önerisi üzerine bir masaüstü bilgisayar aldık. Bu bilgisayarı almadan önce bilgisayarın iyi bir bilgisayar olduğunu söylediler. Ancak ilerleyen zamanlarda bilgisayarın bazı parçalarının yeteri kadar yüksek özellikte olmadığını gördüm. Ve aldığımız fiyatın biraz yüksek olduğunu öğrendim. Bu bilgisayardan daha yüksek özellikte bir bilgisayar alabilirmişim. Ve bundan sonra her ne zaman bir elektronik malzeme almayı düşünsem ilk önce internetten kullanıcı yorumlarına ve genel fiyat ortalamasına bakıyorum. O cihazı önceden kullanmış insanların yaptığı yorumlar işime çok yarıyor. Alacağım malzemenin özelliklerine karar vermemde büyük rol oynuyor.
Merhabalar;
Analizin hayatımızın her yerinde karşımıza çıkan bir olgu olduğunu düşünüyorum.
Üniversite sınavında 330 aldığım yıl puanlar çok yüksekti en düşük 340 345 arası bir puanla böteye girişler yapılmıştı ve ben 2 seçenek arasında kalmıştım. Ya bir yıl daha dersaneye gidip tekrar şansımı deneyecektim ya da 2 yıllığa gidip orada güzel bir ortalama yapıp dgs sınavıyla 4 yıllık bilgisayar öğretmenliğine geçmeyi deneyecektim. Sonuç olarak 2 yıllık meslek yüksekokuluna geçiş yaptım oradan da dgs sınavıyla Osmangazi böteye kaydımı yaptırdım. yaptığım analiz ve tespitlerin doğru olduğunu görüyorum. Nihayetinde Bilgisayar ögretmenliğindeyim...
merhaba arkadaşlar
Bende hayatım dönüm noktalarından en önemlisi olan meslek lisesine gidişimi anlatacağım. Bu seçimimde benimde büyük hatam vardı ama daha 14 yaşındaki gençlere sınava girmeden tercih yaptırarak bizlere hayatımızı büyük ölçüde etkileyen bu kararı aldıran MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ'nin kurbanlarından biriyim.LGS sınavından orta derecede bir puan almıştım. Aldığım puan bulunduğumuz civardaki bir öğretmen lisesine gidebilecek kadar yüksekmiş aslında. Benim yerleştiğim zamanda tercihler sınavdan önce yapılıyordu. Yani daha sınav sonucunu bilmeden tercih yaptığımız zamanlardı. Eğer bizi böyle anlamsız bir sonuca sürüklemiş olmasalardı durum daha farklı olabilirdi.Tercihimi yaparken araştırma yaptığımı söyleyemem. İşte bu noktada karar vermeden önce analiz yapmanın ne kadar önemli olduğunu geçte olsa anladım.
Merhaba Arkadaşlar;
Çoğumuz gibi bende belkide şu ana kadar almış olduğumuz en büyük karar olan üniversite ve öss macerasından bahsetmek istiyorum. Liseyi Anadolu Lisesinde okudum. Ama ne yazıkki derslerim pek parlak değildi. Öss'ye az bir zaman kalmıştı ve ben artık bir karar vermeliydim. Ne olacaktım? Bundan sonra nasıl yaşayacak neyle uğraşacaktım? Tüm bu gelgitleri yaşarken bir yandan da araştırma yapıyordum. Araştırmalarım karşıma BÖTE'yi çıkardı. Daha sonra kararımı verdim ve Öss'de sadece BÖTE için çabalayacaktım. Sınava girip çıktığımda okul derslerimin kötülüğüne karşın çok iyi bir puan almıştım ve artık çabalarımın sonucunu alma vakti gelmişti. Nihayetinde Böte'deyim ve Böte'de olmaktan çok mutluyum.
Merhabalar,
Yakın geçmişte isteklerimi baz alarak analiz yaptım, birbirleriyle çelişenleri ayırdım, hayatımın geri kalanında neyle uğraşmam gerektiğini planladım."Kesinlikle tasarım yapmak istiyorum" sonucuna ulaştım.Bu konuda ön bilgilerimi yetersiz görüp araştırmaya girdim. Ne tasarlamalıydım.Bir illutratör olmakla grafik tasarımcı olmak yahut Web tasarımı yapmak arasında farklara odaklandım.Ve kararımı verdim.Grafik tasarımı yapmak için amatör olarak çalışmalara başladım. Olumlu olumsuz neticelerden bahsetmek için henüz erken ama şuan en yerinde kararın bu olduğuna(anlam veremediğim bir şekilde)inanıyorum.Teşekkürler..
Sekiz yıllık zorunlu eğitimin sonunda bende her öğrenci gibi LGS' ye girdim ve sınavdan olumsuz sonuç aldım alabildiğim puanla istediğim bir liseye yerleşemedim ne yazık ki.Okul müdürüm sağlık meslek lisesini önerdi ama bende korktuğum için bunu devam ettiremeyeceği mi düşündüm bu yüzden kayıt olmadım daha sonra kasabada açılan bilgisayar programcılığı bölümüne düşünmemi söyledi müdürüm.Bilgisayar, çağımızın en çok iş veren alanı olduğu için bu bölüme gitmemi ailemde istiyordu.Düz lise ve bilgisayarlı muhasebe bölümleri de vardı ama bilgisayar programcılığı daha cazip gelmişti.Bende bilgisayar programcılığı bölümüne kaydoldum.Lisemdeki birinci yılım iyi geçmişti.Birinci yılımda bende her öğrenci gibi temel dersleri gördüm ve sadece bir tane bilgisayara giriş hakkında ders aldım.İkinci senemde daha ağırlıklı bilgisayar dersleri vardı bunun dışında matematik ve edebiyat dersleri vardı.Bir sene sonra üniversite sınavına gireceğim için dershaneye başlamıştım ama okulda üniversiteye hazırlık anlamında iki ders gördüğüm için dershanede sayısal öğrencileri ile ders aldığım için bana yararlı olmuyordu o zamanlarda kendimi çok çaresiz hissediyordum.Üniversiteye hazırlık konusunda çok eksiklerim vardı ve meslek lisesine devam ettiğim sürece bu böyle devam edecekti bu meseleyi önce annemle sonra babamla konuştum.Düz lisenin benim için daha yararlı olacağını düşünüyordum.Babam okula geldi müdürümle konuşmak için durumu ona anlattık müdürümde böyle bir şeyin mümkün olup olmayacağını bilmiyordu.Hemen yetkili kişilere bu konuda bilgi almak için telefon açtı.Aradığı ilk kişi de tam bilmiyordu olabilir demişti daha sonra farklı bir yetkiliye aradı olumsuz, beni çok üzen haber geldi.Yetkili kişi, ikinci sınıf olduğum için böyle bir şeyin olamayacağını söyledi.Aslında bilgisayar öğretmeni olmak istiyordum.Kendime örnek aldığım amcamın kızı gibi Eskişehir' de okuyup bilgisayar öğretmeni olmak istiyordum ama okulda ağırlıklı bilgisayar dersleri olduğu için üniversite sınavına hazırlanmam çok zor olacaktı.Meslek lisesinde benim ve ailem için mesele olmuştu.Bölümüme devam etmek zorunda kaldığım için matematikten özel ders almaya başladım çünkü düz liselerden aramdaki açığı kapatmam lazımdı.Sadece meslek lisesi değildi talihsizliğim öğretmenimizin sağlık sorunları olduğu için bir dönem derse girmedi ben bu konuda da eksik kaldım.Hiç bir zaman kararlılıkla ve ailemin maddi ve manevi destekleri ile üniversite sınavına çalıştım.Okulda da üniversiteye hazırlıkta da derslerime önem verdim.Olumsuzlukları görmedim ilerideki okulumu, mesleğimi hayal ettim daha çok çabaladım.Okul derslerim de çok iyiydi, sınavda ki puanımda çok şükür.Her yokuşun vardır bir inişi dedim yoluma devam ettim ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü'ndeyim.
Merhaba arkadaşlar!
Benim hayatımda şimdilik öyle önemli bir değişimdir olaydır olmadı.Sadece okul hayatım biraz entrans oldu bari onu paylaşayım.
Liseyi bitirdim dediler össye gir girdim her çalışmayan kişi düşük puan aldım. Bu puana rağmen ben matematik öğretmenliğini istiyordum :) o zamanlar isim vermiyeyim aklımı çelenler oldu bende azerbeycanı yazdım geldi hemde matematik öğretmenliği :) tabi ailem istemedi. Neyse ikince sende yine kazanıp gitmediğim için puanım düştü yine düşük puan geldi. Bende tercihleri yaptım sonada aöf yi yazdım geçtim. geldi tabiki aöf. Bir işe yaramadı bende. Neyse sonra başlardım eniştemin yanında çalışmaya 2-3 sene çalıştım teknik servisçi olduk çıktık. sonra daha iyi bir teklif aldım (askeri ücretli :))
oraya başladım 1 seneye yakın orda durdum. Tabi bu sıra zarfında aöf bitmedi bıraktım ama 2. lisemi bitirdim Bilgisayar donanım bölümü.
Sonra kafa dank etti yeter dedim ben serbest piyasada edemem herkes sömürüyor :)...
Sonra sınavsız geçiş hakkımda varya işaretledim sınavsız geçişi sınavada girdim. Anakara üni. kazandım 2 yıllık programlama ama hangi puanla kazandım bilmem. Sonra yarı dönemde anadolu üni. porsuk m.y.o. okuluna geçtim. burda bitirdim. sonra geldi dediler dgs tamam dedim bana uyar. Girdik en sonunda kazandık. 346. sıradayım ama ben kendimi biliyorum benden müh. olmaz çünkü oda serbest piyasayla alakalı dedim bırak şunu yaz öğretmenlik.
önce paralı üniversiteleri eledim sonra müh. eledim. elimde kalanların ilkinede memleketimi yazdım osmangazi geldi. Mutluluk tavan bende :D Amacıma ulaşmama bir okulu bitirmek birde kpss denen sınav kaldı. Sonrası klasik hikaye evlenirsin, sabit maaş, çoluk çocuk daha bir insan ne isteyebilir ki demiyeyim herkes yorum yazar :):):) Herkesin kendi tercihi benimkide bu...
Herkese merhaba
Bu bölüme nasıl geldiğimi anlatmak istiyorum:Ben Anadolu Lisesi çıkışlıyım ve bilgisayar hakkında hiçbir bilgim yok.Bu yılki puanım çok yüksek olmasına rağmen istediğim bölüm olan Fizik Tedavi gelmeyince mühendisliklerdense rahat olduğunu düşündüğüm BÖTE ye geldim ancak daha fazla üstüne düşseydim en azından daha iyi bir üniversitenin BÖTE bölümünü okuyor olurdum.Şimdi hem üniversiteye alışıyorum hem de bölümümü sevmeye çalışıyorum...
merhaba arkadaşlar
hayatımı etkileyen kararı verdiğim bi anımı anlatmak istiyorum.Ben ortaokuldan beri bilgisayarla iç içeyim ve çok sevdiğim bi meslek dalı Ben lise bittikten sonra oss sınavına 2 kez girdim.ilk girdiğim sene düşük bi puan aldım.2 sene hazırlandım.ama yine ailemin istediği inşaat yada makine mühendisliklerine yetecek puanı alamadım babam ise ziraat mühendisliği bölümüne girmemi istiyordu.Puan yetmesine ragmen kendi sevdiğim bilgisayar bölümünün 2 yıllığına girdim.Geleceğimle ilgili ilk kararımı o sene vermiştim.Babamın istediği bölümü seçsem ömür boyu mutsuz olacağımı bildiğim için herşeye ragmen kendi istediğim bilgisayar bölümünü seçtim. düşüncemse bitirdikten sonra DGS yi kazanıp bilgisayar öğretmenliğine devam etmekti.okul bitti Dgs yi 2 kez denedim puanım yetmedi.İçimde hiç umudumu yitirmedim.çünkü hep küsüratlarla kaçırıyordum.3. girişimde dgs'den 280 küsür puan aldım ve şimdi önümde 2 secenek vardı öğretmenlik mi mühendislik mi işte bu karar için mühendislik ve öğretmenlik okuyan arkadaşlarıma danıştım.araştırmalar yaptım hocalarla konuştum ve geleceğim için ve mutlu olmam için en uygun kararın öğretmenlik olduguna karar verdim ve ilk tercihim olarak yaşadığım ve çok sevdiğim eskişehri yazdım.puanımın iyi olması nedeniyle ilk tercihim de yerleştim.Şuan da okuduğum bölümden çok memnunun çünkü sevdiğim ve severek yapabileceğim bi bölümü okuyorum.Oss yıllarında ne kadar doğru bi karar verdiğimi bi kez daha anladım tabi karar vermek tek başına yeterli olmuyo bunun için belli mücadeleler vermeli ve çaba göstermeliyiz.
merhaba arkadaşlar ben de analiz yapmadan başımdan geçen bir olayı anlatayım.
üniversiteye kazandığım şehre ikinci gelişimdi otogardan şehir merkezine geldim ve yurda geçmem gerekiyordu fakat ben daha önce arabayla geldğim için yurdun yerini tam olarak hatırlamıyordum hemen önümden geçen bir taksiyi çevirdim gideceğim yeri söyledim beni bir arka sokakta bıraktı ve benden kısa mesafe ücreti aldı:) bu taksiye bindiğim en son gün oldu o günden sonra sarı rengi bile sevmez oldum :) bunu yapmak yerine yurdu arasaydım ve onlar beni yönlendirselerdi böyle bişey başıma gelmezdi :)
Merhaba arkadaşlar;
Sizlere bölüme gelişimden bahsedeceğim..
Normalde Anadolu Öğretmen Lisesini okumama rağmen öğretmenlik düşünmüyordum.İstediğim meslek inşaat mühendisliğiydi ama lise hayatım boyunca online oyun oynadığım için derslere önem veremedim bu yüzden puanım düşük geldi, tabi belli yerlerin inşaat mühendisliği geliyordu ama ben bu bölümü güzel bir üniversitede okumak istiyordum, başka da makine mühendisliği yazabilirdim onun için de İngilizcemin çok iyi olması lazımdı bu konuda da yetersiz olduğum için tercih etmedim ikinci seneye bekleyebilirdim ama yine ders çalışmayacağımı bildiğim için bu yıl tercih yaptım . Oynadığım oyunlardan dolayı ve bilgisayara karşı ilgim de olduğu için bu bölümü seçtim . Eskişehir de okumak istediğim ideal bir yerdi benim için .Bilgisayarla ilgili pek bilgim yok ama ilgimden dolayı konuları öğrenirken zorluk çekeceğimi düşünmüyorum.Eskişehir'de geçirdiğim zaman sürecinde üniversiteye ve Eskişehir'e de alıştım .Umarım okulu da kısa bir sürede ve başarılı bir şekilde bitirip iş hayatına atılırım...
Merhaba Arkadaşlar
Yakın bir zaman içinde verdiğim bir kararı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yakın bir zaman diyorum çünkü bu kararımı memeleketimden eskişehire, güz yarıyılı ders kaydını yaptırmak için gelmiştim. Ders kaydı için okula gittiğimde danışman hocam öğretim tasarımı dersini üstten alabileceğimi söyledi. Dersi almaya karar verdim. Dersi bu dönem verdiğim taktirde gelecek yıllardaki yükümü azaltacağımı düşünüyordum ve görüyorum ki doğru bir karar vermişim. Ders çok keyifli bir şekilde geçiyor. Herkesin derse katılımı sağlanıyor ve böylece hocamızın essiz bilgilerinden kolayca yararlanmış oluyoruz. Bende elimden geldiğince derse katıldığımı düşünüyorum, umarım hocalarım beni farkeder ve gereken değerlendirmeleri yaparlar. Sizlerle birlikte bu dersi aldığım için çok mutluyum .
Merhabalar;
Liseden mezun olduğum yıl aldığım puan iki yıllık bilgisayar porgramcılığı ve jeofizik mühendisliği bölümlerinin ikisinide kazanmama yetiyordu. Kısa bir düşünme ve araştırmadan sorna o günlerde revaçta olan bilgisayar programcılığını seçtim. şu anda durumu değerlendirdiğimde ise yanlış yaptığımı düşünüyorum. benimle aynı durumda ancak jeofizik mihendisliğini seçmiş olan sıra arkadaşım şu anda şirket sahibi bir yüksek mühendis. malesef içimde biraz pişmanlık var. herşeyin hayırlısı deyip kendimi avutsamda bazen bu tercihi yapmamış olsaydım su anda nerde olurdum diye düşünmeden edemiyorum ...
merhaba arkadaşlar
insanlar hep kendini diğer insanlardan farklı olduğunu düşünür.Ama davranışlarını incelediğimizde büyk bir çoğunluğun aynı davranışları yaptığını görürüz yani sıradan bir insan profili çizmektedir .büyük bir yere iş başvurusunda ilk soruları "neden seni alalım seni diğerlerinden farklı ve avantajlı kılan bir özelliğin var mı "bence hayatımız boyunca kendimize sormamız gereken soru bu olmalı .Umarım bu soruya cevap olabiliriz.
üniversite seçiminde yaptığım araştırma ve analizler sonucunda,puanıma göre seçmem gereken yerler arasında bis seçim yapmak zorunda kaldım.Bu konudadüşünerek ve analiz ederek Esogü'yü seçtim.İleride ne yapacağımı ve iyi bir üniversite hayaliyle karar vermiş oldum.
mrb arkadaşlar
dicle üniversitesinde matematik okudum daha önce ve derslerimdeki başarısızlığımı hep bölüme bağladım istemediğim bir bölümde okumak ve bölüm olarak fen. edb. fakültesinin dezavantajlarından zarar görmemek adına sınava girmeye karar verdim oss başvurularına 2 gün kala ve hiç hazırlanamadan sınava girdim ve böte bölümünü kazandım.. matematiği bıraktiğim için hiç pişman olmadım ve orda ki arkadaşlarıma sürekli olarak bırakıp sınava hazırlanmalarını tavsiye ediyorum...
Analiz'de Yaşadıklarım ve Öğrendiklerim
Merhaba Arkadaşlar
Öğretim Tasarımı dersinin analiz aşamasında herkesin yaşadığı sorun gibi bende; aşama aşama yaptığımız analizlerin nasıl yapılacağı hakkında bir çok soru işaretiyle karşılaştım. Fakat ilerleyen analizlerde ne yapmaya çalıştığımızı ve 31 Mart'ta yüzyüze işlediğimiz derste amacımızı daha iyi anladım. Burada,keşke geçen hafta yaptığımız yüzyüze dersi daha önce yapsaydık demeden geçemeyeceğim...
Şu aşamaya kadar anlamadığım ve ya zorlandığım birşey yok fakat yaptığım analizlerde değiştirmem gereken bir çok girdi olduğunun farkındayım.Girdilerimizi güncelle şansımızın olması beni rahatlatan en iyi haber oldu..
Herkese kolay gelsin..
Yorum Gönder